İŞÇİNİN DOĞRULUK VE BAĞLILIĞA UYMAYAN DAVRANIŞI NEDENİ İLE İŞVEREN TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLEN FESHİN HAKLI SEBEPLE FESİH OLDUĞU

İŞÇİNİN DOĞRULUK VE BAĞLILIĞA UYMAYAN DAVRANIŞI NEDENİ İLE İŞVEREN TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLEN FESHİN HAKLI SEBEPLE FESİH OLDUĞU

İŞÇİNİN DOĞRULUK VE BAĞLILIĞA UYMAYAN DAVRANIŞI NEDENİ İLE İŞVEREN TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLEN FESHİN HAKLI SEBEPLE FESİH OLDUĞU HAKKINDA BİR YARGITAY KARARI : “İŞVERENDEN ÖDÜL KAZANMAK AMACI İLE YAPILAN SATIŞLARIN ÖDÜL KAZANILDIKTAN SONRA İADELERİNİN GERÇEKLEŞMESİ, İŞÇİNİN DAVRANIŞININ DOĞRULUK VE BAĞLILIĞA UYMADIĞINI VE İŞVEREN FESHİNİN HAKLI OLDUĞUNU GÖSTERİR”

 

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 07.10.2019 tarih ve 2017/12515 Esas, 2019/17417 Karar sayılı kararına göre :

Davacının teşvik ödülünün de verildiği satış dönemi içerisinde 1307 koli ürün satıp 957'sini iade aldığı, yapılan satış ve iadelerin, işverenin satışların yüksek olması halinde ödül vereceğini de ilan ettiği tarihe tekabül ettiği ve davacının yaptığı satışlar nedeni ile ödül de kazandığı anlaşılmaktadır.

Dosya kapsamı ve dinlenen tanık ifadeleri değerlendirildiğinde, yapılan satışların aslında ödül kazanmak amacı ile yapıldığı ve ödül kazanıldıktan sonra iadelerin gerçekleştiği, davacının davranışının doğruluk ve bağlılığa uymadığı, davalı feshinin haklı olduğunun anlaşıldığından kıdem ve ihbar tazminatının reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Gerekçe:

İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.

Davalı, 2013 tarihinde Burn teşvik döneminde davacı tarafından satışı yapılan 1307 koli içeceğin dönem sonunda 957'sinin iade edildiğini, dönem sonunda satışlar doğrultusunda verileceği ilan edilen Amerika seyahati ödülünün davacıya verildiğini, ancak satılan ürünlerin %73 kadarının iade edildiğini belirterek davacının sistematik olarak müşterilerin talebi dışında satışlar yaptığı ve dönem sonunda iade aldığını, bu şekilde işyerini maddi ve manevi zarara uğrattığını, ayrıca davacının hak etmediği bir ödülü de alarak, diğer çalışanların ödül hakkını engellediğini savunmuştur.

4857 Sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.

Somut uyuşmazlıkta; davacının teşvik ödülünün de verildiği satış dönemi içerisinde 1307 koli ürün satıp 957'sini iade aldığı, yapılan satış ve iadelerin, işverenin satışların yüksek olması halinde ödül vereceğini de ilan ettiği tarihe tekabül ettiği ve davacının yaptığı satışlar nedeni ile ödülde kazandığı anlaşılmaktadır.

Dosya kapsamı ve dinlenen tanık ifadeleri değerlendirildiğinde, yapılan satışların aslında ödül kazanmak amacı ile yapıldığı ve ödül kazanıldıktan sonra iadelerin gerçekleştiği, davacının davranışının doğruluk ve bağlılığa uymadığı, davalı feshinin haklı olduğunun anlaşıldığından kıdem ve ihbar tazminatının reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir…”

 

Diğer Yazlarımız