Çek İptali ve İstirdatı

Çek İptali ve İstirdatı

Kıymetli evrakta mücerretlik ilkesi, çekte yer alan hak ile bu hakkın oluşumuna neden olan temel borç ilişkisi arasındaki bağ ortadan kalkmaktadır. Çek temel borç ilişkisinden soyutlanmış, bağımsız bir varlık kazanmıştır. Çekin borcun konusundan soyut oluşu, Ticaret Hukuku'nun kendine özgü bir kavramıdır. Kıymetli evrak düzenleyenin düzenlediği söz konusu kıymetli evrak ile borçlanmasının doğal sonucu olan temel borç ilişkisindeki sakatlığı ileri sürememe hali yani soyutluk ilkesi, yalnızca kıymetli evrakta mevcuttur. Yani elimizde bulunan bir kıymetli evrakta eğer hukuken ve şeklen yetkili hamil olduğumuzda ve kıymetli evrakın tahsili için keşideciye yahut bankaya ibraz ettiğimizde hangi borç ilişkisi sebebiyle kıymetli evrakın elimizde geçtiğini ispat yükümlülüğümüz bulunmamaktadır.

Lakin her kuralın olduğu gibi mücerretlik ilkesinin de istisnaları mevcuttur. Şayet çekin yetkili hamili çeki kötü niyetle kazanmışsa yahut çekin kazanımında ağır kusuru mevcutsa, söz konusu çekin hamili olması sebebine dayanarak herhangi bir hukuki işlem yahut tahsilat yapamaz. Bununla birlikte kötü niyetle kazandığı yahut kazanımında ağır kusurlu olduğu ispatlanırsa hamili olduğu çeki geri vermekle yükümlüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 792. Maddesinde bu durum çok güzel bir şekilde özetlenmektedir; "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, çekin kazanımında ağır kusurlu olan hamilin çeki iade etme yükümlülüğünde çok doğru bir karara imza atmıştır. Çekin ağır kusurlu olarak kazanımı sebebiyle davacıya istirdatı(iadesi) konulu davada 6102 sayılı TTK’nin 792. Maddesi uyarınca çekin yetkili hamili olduğunu ve çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup, davacının bu hususların yanı sıra ayrıca davalının çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu ileri sürüp kanıtlaması gerekmektedir. Davacı çekte taraf olduğundan, yetkili hamil olduğunu ispat ettiğinin kabulü gerekmiş, ayrıca dosya kapsamında mevcut kargo firması görevlisinin kolluk beyanından ve kargo firmasının davacıya gönderdiği e-postadan 23.02.2017 tarihinde davacı çeklerinin rızası hilafına elinden çıktığı kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamında mevcut delillerden aksi yönde bir bilgiye rastlanılmadığı gibi davalının da aksi yönde bir savunması olmamıştır. Bu durumda davacının, davalının çeki kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ispat etmesi gerekir. Bununla birlikte davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır. Dosya kapsamı incelendiğinde davacının taraf olduğu ve dava konusu edilmeyen farklı çeklerin de benzer ciro silsileleriyle davalıya geçtiği ve davalı tarafından bankaya ibraz edildiği görülmüş, bunun üzerine yapılan tespitler itibariyle, davalı taraf hakkında farklı hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan ceza soruşturmalarının ve ceza davasının henüz sonuçlanmadığı görülmüş ise de, davalının farklı çok sayıda olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp, bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği sabittir. Bu durumda bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının, keşidecileri ve lehtarları - cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekmiştir. Ağır kusurlu olarak kazanımı ispat edilen davalının hamili olduğu çeki davacıya istirdadına ve istinafın kabulüne karar verilmiştir.

Diğer Yazlarımız